Adanalı Hanımağa 12

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Alexis Ren

Adanalı Hanımağa 12
Gülnaz ve Cumali ile tanışmam bu şekilde oldu. Gülnaz otuzlarında gösteren yaklaşık 1,55 boyunda minyon bir kadındı. Kleopatrayı andıran siyah saçları omuzlarına geliyordu. Gözlerindeki makyaj da o imaja uygundu. Esmer ama beyaz tenli hoş, çekici bir kadındı.

Beyaz, kısa kollu mini bir elbise vardı üzerinde. Minyon olmasına rağmen vücudunun birkaç beden üstünde memelere sahipti. Çıplak bacakları pürüzsüzdü, sol ve sağ ayak bileklerinde çiçek şeklinde dövmeler vardı. Kalın pembe dudakları zencilerin dudağını andırıyordu. Her iki kaşı da kalemle çizilmiş gibi şekilliydi. İçeri girdiği andan itibaren beni alıcı gözlerle süzmeye başlamıştı.

Cumali ise ondan biraz daha büyük gösteren kirli sakallı bir adamdı. Benim boylarımda olmasına rağmen belli ki sporla uğraşıyordu. Pazıları şişmişti ve kollarında büyük dövmeler vardı. Adam şu haliyle maço, kabadayı bir profil çiziyordu ama karısını başka erkeklerle paylaşan biriydi.

Gülnaz elinin ucuyla lütfen elimi sıktı. Sanki benden hoşlanmamış, tipi değilmişim gibiydi. Ancak Melis “Tanıştırayım Tuğrul Bey, kendisi Hanımağa’nın yeğenidir!” dediğinde her ikisinin de gözleri fal taşı gibi açıldı. Cumali biraz çekinir gibi olmuş ama Gülnaz bu bilgiden heyecana kapılmıştı.

“Hadi canım, bizim bildiğimiz Hanımağa’mı!” diye sordu merakla. “Yeğeni ile evliyim aslında, damadı oluyorum!” dedim. Melis “Hadi ya, ben seni yeğeni sanmıştım!” dedi şaşkınca. Ya rol yapıyordu ya da gerçekten karıştırmıştı.

Az önce elimi parmaklarının ucuyla sıkan Gülnaz öğrendiği bilgi sonrası daha sıcak davranmaya başladı. Cumali ise Melis’in kıyafetinin de etkisiyle çoktan gaza gelmiş, birkaç kez götünü tokatlayıp dudaklarından öpmüştü.

Melis’in doldurduğu kadehlerden şaraplarımızı içtik büyük koltukta yan yana otururken. Gülnaz benim, Melis ise Cumali’nin yanındaydı. Cumali’nin eli Melis’in çıplak omuzundayken ben çekiniyordum Gülnaz’a dokunma konusunda. Ama Gülnaz kendisi sırnaşıp yanaşmaya başladı. Omzunu göğsüme yaslayıp kadehinden ufak yudumlar alıyordu.

Bir süre havadan sudan konuştuk. Benim ne iş yaptığımı sordu Cumali, anlattım. Kendisi karısıyla birlikte emlakçılık yapıyordu. İkisi de doğma büyüme Adanalıydı. Ancak benden çok Hanımağa’yı konuşmak istiyorlardı, özellikle de Gülnaz.

“Birkaç defa onun kulübüne gitmiştik, bir keresinde masamıza gelip eğlenip eğlenmediğimizi sormuştu, değil mi Cumali!” Karısının bu sorusu karşısında Cumali “Evet, çok delikanlı kadın!” diyerek cevap verdi. Hanımağa’nın masalarına uğrayıp nasılsınız diye sorması bu ikisi için çok önemli bir olaydı, Hanımağa onlar için ulaşılmaz biriydi. Özellikle Gülnaz Hanımağa’dan çok etkilenmişe benziyordu, onun hakkında daha detaylı bilgi almak için sorular soruyordu.

Ancak Melis’in “Ya siz buraya Hanımağa hakkında konuşmak için mi geldiniz!” diye çıkışması sonucu Gülnaz’ın konuşması kesildi. Cumali “Hadi bakalım, işe koyulalım!” diyerek kalktı ayağa, Melis de onunla beraber kalktı. “Size iyi eğlenceler, biz yukardayız, siz isterseniz burada yapın ya da şu taraftaki odayı kullanın!” dedi Melis. Onlar yukarı çıkarken biz baş başa kaldık. Melis ev sahibi sıfatıyla yatak odasını kullanacaktı, bizse koltukla idare edecektik.

Gülnaz elimdeki şarap kadehini alıp sehpaya koydu. Kalın dolgun dudaklarını birkaç kez yanaklarımda gezdirip küçük öpücükler kondurmaya başladı. Yan döndüm ve elimi beline attım, kendime çektim. Dudaklarından öpmeye başladım. Sol eli sırtımda geziniyordu. Kalın dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Gülnaz da benimkileri iştahla emip dilini ağzımın içine sokuyordu.

Belinde gezinen elimi elbisesinin altına soktum. Pürüzsüz kalçalarını okşadım. Minyon ama ateşli bir kadındı. Elim yukarıya götüne kaydığında Gülnaz dudaklarımı öpmeye değil yemeye başladı. Altında tanga külot var gibiydi, çıplak göt yanakları avucumun altındaydı.

Derken ayağa kalktı Gülnaz ve önümde durdu. Üstümdeki gömleğin düğmelerini tek tek açmaya başladı. Bir yandan da imalı bakışlarla bakıyordu. Çıplak göğsüm açığa çıktığında iki eliyle okşadı. Ardından dizlerimin üzerine oturdu. Dizlerini koltuğa koydu. Belinden kavradım, o ise bir elini enseme diğerini göğsüme atıp dudaklarımdan öpmeye başladı.

Her iki elimi elbisesinin altından sokup kalçalarını avuçladım. Dolgun, etli ve sıkı kalçaları vardı. Okşadıkça okşayasım geliyordu. Dudaklarımdan sonra boynumu, omuzlarımı ve göğsümü öptü. Meme uçlarımı pembe diliyle yaladı uzun uzun.

Melis’in götüne boşaldığım için rahattım. Kendimi kontrol edebiliyordum. Elim elbisenin altından beline ve sırtına kaydı. Çıplak göt yanaklarını okşayıp sıktım. Beyaz elbisesini eteklerinden tutup kaldırdım daha sonra, başının üzerinden çıkardım. Siyah tanga külotu ve siyah straplez sutyeni ile kaldı. Ellerimi arkaya atıp sutyenin kopçalarını açtım, iki küçük top güllesini andıran memesi açığa çıktı.

Başları yuvarlak, pembe renkliydi. Uçları ise şaraplık dolgun üzüm tanelerini andırıyordu. Memeleri vücudu gibi biçimliydi, belki de estetikliydi ama erkeğin iştahını açmaya yeterliydi. Alttan kavradım şişkin memelerini ve emmeye başladım. Gülnaz başımı sıkıca tutmuş kendine bastırıyordu. Kucağımda ileri geri yaylanıyor, ara ara minik iniltiler çıkarıyordu.

Etli meme uçlarını emiyor, yalıyor, ısırıyordum. Yarağım gittikçe sertleşip kalkıyordu. Memelerinin arasındaki boşluğu dilimle aşağıdan yukarı yaladıkça Gülnaz zevke geliyordu. Memelerine attığım her bir dil darbesi onları sağa sola titretip oynatıyordu.

“Çıkar şu üstündekileri, hadi!” dedi Gülnaz bir zaman sonra. Kucağımdan indi ve düğmelerini açtığı gömleğimi kendi çıkardı. Ardından hızlı ve ustaca el hareketleriyle pantolonumun kemerini çözüp düğmesini ve fermuarını açtı. Hızlıca çıkardı ayaklarımdan, siyah baksırımı da peşinden indirdi. Çoraplarımı çıkardım. Yarağım kalkık halde dikili vaziyetteydi. Önümde dizlerini yere koyarak domaldı ve sağ eliyle yarağımı kavradı, hemen ardından da ağzına aldı.

Başını emme basma tulumba gibi kaldırıp indiriyor, büyük bir hırs ve şehvetle emiyordu yarağımı. Küt kesilmiş siyah saçları ileri geri oynuyordu. Yumuşak saçlarını tutup okşarken Gülnaz’ın çıkık ve dolgun götünü kesiyordum. Siyah tangasının arkası göt yanaklarının arasında gözden kayboluyordu. Gülnaz’ın her bir hareketiyle göt yanakları sütlaç gibi titriyordu.

Yarağımı boydan boya ağzına almakta zorlanmıyordu bu minyon haliyle. Kalın etli dudaklarının ardındaki ağız boşluğunda yol alıyordu yarağım. Dilini ara sıra da dişlerini hissediyordum. Taşaklarımı emiyor, kasıklarımı yalıyordu durmadan.

Gülnaz yarağımı demir gibi yapmıştı artık. Daha fazla devam ederse boşaltacaktı beni. “Tamam, yeter bu kadar!” dediğimde bıraktı yarağımı ve doğrulup kalktı. Şu ana dek kontrol ondaydı, artık ben devralacaktım. Onu koltuğa oturttum ve amını kapatan tangasını sıyırdım bacaklarından, çıkardım.

Koltuğa oturttum. Ufak tefek bir kadın olduğundan derin koltuğun sırtına yaslanmasını istedim, bacaklarını ayırdım iki yana. Önünde dizlerimin üzerinde yerimi aldım daha sonra. Gülnaz’ın gül kutusunu andıran pembe ve sulu amcığı önümdeydi şimdi. İnce pembe dudaklarının arasından akan bir sıvı alta doğru yol almış, bu arada kasıklarını da ıslatmıştı.

Başparmaklarımla ayırdım amını, dilimi çıkardım ve yalamaya başladım. Gülnaz kendini geriye çekip inledi. Vücudu titrerken dudaklarım amının üzerinde gidip geliyordu. Biraz daha ayırdığımda içinin pembeliği çıktı ortaya. Ortasında minik kara bir boşluk vardı. Dilimi o boşluğa doğru uzattığımda yağlı, yapışkan ve sıcak kadınlık sıvısı dilime geldi. Gülnaz zevke gelmiş ve daha da gelmeye devam ediyordu.

Dilimi bir yarak gibi kullanıp amının içinde ilerletiyor, sokup çıkarıyordum. Am dudaklarının birleşim noktasının üstünde sivri bir çıkıntı vardı, etli çıkıntı bızırıydı ve onu dillemeye başladığımda Gülnaz’ın minik bedeni koca kanepeyi sarsacak kadar titredi. “Ihhh!” sesi nefesi kesilecekmiş gibi dudaklarından dökülürken bızırını emip yalıyordum.

Ellerimi dizlerinin altına attım ve bacaklarını kaldırdım daha sonra. Gülnaz da sırtını koltuğa iyice vermişti ve ayak bileklerinden tutarak bacaklarını ayırdı. Götünden tutup öne doğru çektim biraz. Şimdi göt deliği de açığa çıkmıştı. Amının birkaç santim altında, geniş ağzı denizdeki girdabı andırırcasına daralan pembe göt deliği dilimin dokunuşuyla hayat bulmuş gibi canlandı. Göt deliğinin ağzından yukarı doğru biçimli ince çizgiler çıkıyordu. Deliğin hemen ağzında kahverengi minik bir ben vardı.

Bir amını bir götünü dillemeye başladım. Bu arada sol elimi de devreye soktum. Orta ve yüzük parmaklarımı amının içinde götürüp getirirken göt deliğini ve bızırını emmeyi, dillemeyi sürdürdüm. Gülnaz’ın minyon bedeni sarsılıp enerji patlamaları açığa çıkarıyordu. Sürekli inliyor, dudaklarını emiyor, ısırıyordu. Yarağımın kalkıklığı son noktasındaydı ama amına girmemek için direniyordum.

Parmaklarım fırın gibi amının içinde ilerledikçe ıslanmıştı. Alttaki göt deliğini de parmaklamamın vakti gelmişti artık. Sağ orta parmağımı yavaşça soktum içine. Deliğin ağzı dar ve sıkıydı, önce parmağımın girmesine izin vermedi ama sonra içeri buyur etti cömertçe. İlk boğumuna kadar girdi içine, parmağıma büyük bir basınç yapıyordu delik. Soktukça parmağım daha da girdi, ikinci boğumu da içindeyken Gülnaz’ın göt yanakları sertleşti, kasıklarını sıktı, ıkınır gibi seslerle yerinde kıpırdadı.

Amındaki parmaklarımı götürüp getirirken amını dillemeye devam ettim. İki deliği de doluydu Gülnaz’ın ve fena halde zevke gelmişti. Sonunda götündeki parmağım dibine kadar içine girdiğinde iniltileri ve ıkınmaları çoğaldı. Hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Göz bebekleri büyümüş, gözlerini üzerime dikmişti. Halen ayak bileklerini sıkı sıkı tutuyor, bacaklarını ayrı tutmaya çalışıyordu.

Amındaki parmaklarım dibine kadar girip çıkıyordu. Bir makinenin pistonu misali seri hareketler uyguluyordum. Götünde de ilerletiyordum parmağımı. Yarağımı kontrol etmekte zorlanıyordum artık ve Gülnaz da sikmem için baskı yapıyordu.

Parmaklarımı çektim içinden. Doğruldum, yarağım dikilmiş, kafasından zevk sıvıları gelmişti. O sıra Gülnaz “Çantamda kondom var!” dedi. Siyah deri çantası tekli koltuğun üstündeydi. Çantasını açtım. Cüzdan, sigara, çakmak, araba anahtarı ve başka birkaç eşyanın arasında kondom kutusuyla birlikte küçük bir tabanca vardı. Kadın arabası diye bir şey varsa bu da kadın tabancasıydı. Gülnaz tabancayı gördüğümü anlamıştı. Gülümseyerek “Kendimi korumak için yanımda taşıyorum!” dedi. Yanında tabanca taşıyan bir kadın kocasından başka erkeklerle birlikte oluyordu. Değişik bir olaydı bu.

Tırtıklı bir kondomdu bu. Paketi açıp içinden bir tane aldım. Yarağıma takıp dibine doğru sıyırdım. Gülnaz aynı şekilde duruyordu. Dizlerimi koltuğun üzerine koydum, sulanmış ve sikilmeye hazır amının üzerine sürttüm biraz. Gülnaz “Hadi artık!” demeye başlarken yavaşça bastırdım içine.

Yarağım açılıp genişleyen amına kısa sürede girdi. Yarağımın etrafını çepeçevre sardı amının etten duvarları. Bir bakirenin amı gibi değildi elbette ama yine de zevk verici bir darlığa sahipti. Ellerimi koltuğun minderlerine koydum ve belimle götümü yılan gibi oynatarak sikmeye başladım.

Gülnaz bacaklarını tutmaktan yorulmuştu, o nedenle omuzlarıma attı bir süre sonra. Ellerimi minderlerden çektim ve şişkin memelerinin üstüne koydum. Onları vahşice sıkarken yarağım dibine kadar girip çıkıyordu amına. Gülnaz kalın dudaklarını emiyor, ısırıyordu. Sırtı koltuğun minderine yaslanmıştı iyice, iki büklüm olmuş gibiydi.

Yavaş hareketlerim gittikçe hızlanmaya başladı. Karşımda Seyhan gölünün maviliği vardı, pencereden görünüyordu. Otuzuncu katta olduğumuz için bizi görebilecek kimsecikler yoktu. Büyük ve ağır kanepe parke zemin üzerinde hafif hafif oynamaya başladı. Gülnaz’ın minyon bedeninin çukur gibi amı beni içine hapsediyordu her girip çıkmamla birlikte. İliklerime kadar zevki yaşıyordum.

Biraz doğrulup kendimi geri çektim. Omzumdaki bacaklarını tutup geriye attım ve ayırdım. Götü yukarı kalkarken var gücümle abanmaya başladım. Gülnaz’ın şişkin memeleri yarak darbelerimle oynarken o da amını ovalamaya başlamıştı. Keyifli iniltiler eşliğinde gözlerini açıp kapıyordu. Uzun ve kalın siyah kirpikleri durmadan hareket ediyordu.

Kondomun geciktirici özelliği vardı. O nedenle boşalmam uzuyordu. Bunda kendimi kontrol etmemin de payı vardı tabii ki. Ve Gülnaz bundan çok memnundu. Kalçalarını tuttum, yarağımı amından çıkardım, dudaklarının üstüne koyup o şekilde git gel yaptım bir süre. Amının hemen altında parmağımı soktuğum göt deliği cezbedici haliyle duruyordu.

Yarağımı götüne bastırırken “Götten girmek istiyorum!” dedim. Gülnaz “Yavaş yap lütfen!” dedi fısıltıyı andıran bir sesle. “Tamam!” diyerek yarağımın kafasını itmeye başladım. Delik ilk anda önüne duvar örülmüş gibi yarağımı geri itti ama sonra hafifçe açıldı. Gülnaz ıkınır gibi olurken bastırmaya devam ettim.

Yarağımın kafası içine girdiğinde derin bir nefes alıp verdim ve bekledim bir süre. O şekilde birkaç kez git gel yaptım. Ardından bastırmaya devam ettim. Artık götünde yol alıyordu yarağım. Ama yarısına geldiğinde daha fazla gidemedim. Gülnaz canının yandığını söyleyince bekledim o halde. Memelerini sıktım, avuçladım, uçlarını parmaklarımın arasına aldım. Gidip gelmeye başladım sonra. Göt deliğinin ağzı açılıp genişliyorsa da yarağımın hepsini içine sokamıyordum. Gülnaz’ı da üzmek istemediğim için yavaşça yapıyordum bunu. Gülnaz havadaki bacaklarını kontrol etmeye çalışıyor, bir yandan da amını ve memelerini okşuyordu.

Ama daha sonra götünden çıkmamı istedi. Doğrusu ben de bu yavaş hareketlerden sıkılmıştım. Götünden çıktım ve yeniden amına soktum. İstediğim hızı amı sağladı. Koltuğun sırtına ellerimi attım ve abanmaya başladım. Gülnaz’ın keyifli iniltileri birbirini takip ederken kanepenin sesleri de çoğalıyordu.

Dakikalardır kendimi kontrol ediyordum ama artık yolun sonuna geldiğimi anladım. Tırtıklı kondom Gülnaz’ın amında testere misali ilerliyor, amının duvarlarına sürte sürte ona zevk yaşatıyordu. Sol eli amının üzerindeydi ve şiddetle yoğuruyordu bızırını. Ağlar gibi sesler eşliğinde inliyordu, gözleri kapalıydı.

Yarağım kafasından dibine kadar girip çıkıyordu amına. Koltuğun sırtından destek alarak pompalıyordum amına. İyice sulanmış ve genişlemiş amında yarağım kolayca ilerliyordu. İkimiz de pencerelerden giren rüzgâra rağmen ter içinde kalmıştık. Gülnaz’ın saçlarının dipleri, memelerinin üstü ve arası su tutulmuş gibi ıslanmıştı. Göğüs kıllarım ve kasıklarım da aynıydı.

Sonunda kendimi daha fazla kontrol edemeyeceğimi anladım ve işi akışına bıraktım. Koca salon Gülnaz’ın “Ahhh, ahhhh, ayyyy, ıhhhhh, ımmmm!” sesleriyle çınlarken boşalmaya başladım. Zevkten kudurmuş bir halde amına köklüyordum boşalırken de. Vücudumdaki bütün enerji çekilmiş gibiydi. Amında kaldım uzun bir süre daha, gidip gelmeye devam ettim. Yorgunluktan bitkin bir halde çıktım amından.

Ayağa kalkarken onu da elinden tutup kaldırdım. Gülnaz dakikalardır iki büklüm bir halde olduğundan beli ve sırtı ağrımıştı. Uflayıp puflayarak kendine gelmeye çalıştı. Tırtıklı kondomun içine akan döllerim ağırlık yapmış ve kondomun önünü sarkıtmıştı. Aynı zamanda koyu krem yapışkan bir sıvı kondomun üstünü kaplamış, kasıklarım ve taşaklarım bu sıvıdan nasibini almıştı. Gülnaz’ın amının zevk ve kadınlık sıvısıydı bu. Taşaklarımda kaşıntı hissi veriyordu.

Birlikte banyo yapmak için yukarı çıktık. Kondom yarağımdan sarkıyordu halen. Melis ve Cumali Melis’in annesinin yatak odasındaki yataktalardı. Sikişmeleri bitmiş, yan yana keyif sigarası içiyorlardı. Cumali Gülnaz’a “Nasıl aşkım, memnun kaldın mı!” diye sordu sırıtarak.

Gülnaz “Belli olmuyor mu!” diye karşı bir soru sordu. Cumali baş parmağını kaldırıp “Aferin dostum, tuttum seni!” dedi aynı sırıtması eşliğinde. Adam modern çağ pezevengiydi. Kendi karısını başkalarına siktirip keyif alıyordu.

Gülnaz’la kurnanın olduğu banyoya girdik. Kurnanın içinde halen sıcak su vardı. Gülnaz mermere oturdu. Sıcak suyu açtım. Kurnanın içinden tasla sıcak su döktüm üstüne. Kondomu çıkarıp attım bu arada. Gülnaz hamamdaymış gibi yıkandı sade suyla. Ardından tası elimden alıp yarağımı yıkadı. Yerdeki şampuanı alıp iyice köpürttü ve onunla temizledi yarağımı.

Sıcak suyun buharıyla dolmuştu banyo. Gülnaz sıcak mermere oturdu yeniden, yarağımı tuttu ve ağzına aldı. Yoğun ve iştahlı bir saksoya başladı. Sanki az önceki sikişten doymamış gibiydi. Ellerini belime atmış başını hızlı hızlı ileri geri oynatıp duruyor, yarağımı boğazına kadar alıyordu. Bir süre ağzında tutup sonra çıkarıyor, kafasını dilleyip taşaklarımı sıkıyor, onları yutmaya çalışır gibi emiyordu.

Kısa zamanda yarağım kalkmış, dikilmişti. Gülnaz saksoyu bıraktı, istediği olmuştu. Duvarda asılı küçük havlu ile kurulanıp beni de elleriyle kuruladı. Elimden tutup Melis ve Cumali’nin yanına götürdü. Kocası meraklı gözlerle bize bakarken “Tuğrul beni sikerken izlemeni istiyorum!” dedi. Cumali sanki bu teklifi bekliyormuş gibi ellerini çırparak “Harika olur!” dedi. Melis de aynı fikirdeydi.

Gülnaz’la ayaküstü öpüşmeye başladık. Daha doğrusu o beni öpmeye başladı. Boyu kısa olduğundan başımı eğmek zorunda kalmıştım. Gülnaz kocasının önünde daha da gaza gelmiş, iştahı artmıştı. Kalın dudaklarıyla dudaklarımı emiyordu, dilimi vakumluyordu. Bense onun sert ve dolgun götünü avuçluyordum. Yarağım hareketlenmiş, yeni bir sikiş için hazır hale gelmişti artık.

“Ayakta yapalım!” dedi Gülnaz. “Tamam!” dedim ve onu kalçalarından tutarak kaldırdım. Gülnaz ellerini boynuma doladı. Kalkık yarağımın üzerine amı gelecek şekilde hizaladım. Yarağım amına girerken yavaşça indirdim onu. Dibine kadar girdiğini hissettiğimde kucağımda zıplatmaya başladım. Oldukça hafif bir kadındı Gülnaz o nedenle kolayca kaldırıp indirebiliyordum.

Islak siyah saçları havada şekiller çizerek sallanıyordu. Şişkin memeleri de oynuyordu ha bire. Kasıklarımızın çarpışmasından çıkan “Şlop şlop şlop!” sesleri yatak odasını çınlatırken Cumali yataktan kalktı. Karısının zevkli iniltileri karşısında zevke gelmişti. “Nasıl aşkım, memnun musun, zevk alıyor musun!” diye sorunca Gülnaz “Çokk!” dedi mayışmış bir halde. Şimdi kondomsuz sikiyordum Gülnaz’ı. O nedenle amına boşalmamak için dikkat etmem gerekiyordu.

Tıpkı Ecem’i ve eski zamanlarda karımı siktiğim gibi zıplatıyordum kucağımda Gülnaz’ı. Göt yanaklarından sıkıca tutmuştum. Havadaki bacakları sallanıyordu sürekli. Hafif olduğundan destek almama gerek yoktu. Cumali’nin elleri karısının vücudunda geziniyordu. Götünü, memelerini okşuyor, öpüyordu ara sıra. Gülnaz kocasını kıskandırmaya çalışırcasına yüksek sesli iniltiler çıkarıyordu şimdi. “Sikkk, ohhh, sik aslanımm, kökleee, ahhh, kökleee, ımmm, devam ettt!” diye diye beni gaza getirirken Cumali’yi de hırslandırıp kıskandırıyordu.

Cumali benden durmamı istedi bir süre sonra. Gülnaz tepki vermeyince kucağımdan indirdim. Cumali Gülnaz’ı şimdi de ayakta domaltarak sikmemi istiyordu. Kendisi de önüne geçip yarağını ağzına verecekti. Dediğini yaptım hemen, Gülnaz önümde bacaklarını açtı, ayak uçları üzerinde yükselip domaldı, ayrık duran amına soktum yarağımı. Önde duran Cumali ise yarağını karısının ağzına verdi bir çırpıda.

Gülnaz ağzında ve amında iki yarakla dolu halde sikiliyordu. Ellerini kocasının kalçalarına atmıştı. Cumali ise onun saçlarını tutup çekiyordu. Vahşi bir şekilde yarağını sokup çıkarıyordu karısının ağzına. Onu ağzından sikiyordu resmen. Bense amında son sürat gidip geliyordu

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın